“Aşkı Bulmak, Saklamak ve Kaybetmemek Üzerine”
Aşk, çoğu zaman hissetmekle başlar zannederiz ama gerçekten yaşayabilmek için önce anlamak gerekir. En güzel ilişkilerin başlangıcı , önce dinlemek , anlamak, sonra anlaşıldığını hissetmek sonra da emin olarak sarılmaktır. Karşımızdakine değil , önce duygunun kendisine…
Aşk ,beklentilerden, korkulardan,güvensizlikten ve sahip olma arzusundan sıyrıldığında anlam kazanır. Ne istediğimizi, neye hazır olduğumuzu ve neyi verip veremeyeceğimizi fark etmek, aşkın ilk adımıdır.
En önemlisi , aşk , saygıyla derinleşir.
Saygı ; sınırları kabul etmek , farklılıkları korumak ve “ben”i kaybetmeden “biz” olabilmektir. Sevdiğinin alanına dokunmadan yanında durabilmek, kendi kalıplarına girmesini bekleyerek ,değişmesini değil gelişmesini istemektir. Çünkü sevgi, kontrolle değil güvenle büyür. Olduğu gibi sevemeyecekseniz , hiç girişmeyin aşk işine.. Herkese zarar verirsiniz..
Aşkı kaybetmemek, onu sıkı sıkıya tutmak değil , her gün yeniden seçmektir. Dinlemek, gerçekten duymak , konuşurken incitmemeyi, susarken uzaklaşmamayı , kırdığında gönül almayı bilmek gerekir. Alışkanlıklar sevgiyi köreltmemeli, emek ise gözardı edilmemelidir.
Ve aşk ,işte o zaman yaşanır. Gösterişsiz ama gerçek, sessiz ama güçlü… Anlaşılan, saygı duyulan ve emek verilen aşk, geçici heyecanların ötesinde kalıcı ve sağlam bir bağa dönüşür. Çünkü aşk, anlaşılmadığında yıpranır; saygı görmediğinde eksilir ama emek verildiğinde hep var olur.
Yazar Hakkında
Etiket bulunamadı.
Bir yanıt yazın